Makale & Formül

Makaleler

02-11-2020

Cold Kremi Kim Buldu?

Cold Krem Formülünü Kim Buldu!

Literatürlerde Unguentum leniens adı ile bilinen Cold cream, cildi pürüzsüzleştirmek ve makyajı temizlemek için tasarlanmış, genellikle balmumu ve çeşitli koku maddeleri dahil olmak üzere su ve belirli yağların emülsiyonudur. “Soğuk krem” adı, kremin ciltte bıraktığı serinletici duygudan gelmektedir. ürünün çeşitleri yaklaşık 2000 yıldır kullanılmaktadır.

Pek çok farklı isim ile bilinmesi ve farklı tariflere sahip olması, MS 2. yüzyıla kadar uzanan bu kremin uzun tarihi ile açıklanabilir. Fikirleri Rönesans'a kadar popüler olan o dönemlerin saygın hekim, eczacı ve doğa bilimci Bergamalı Galenus von Pergamon (Galen) orijinal tarifi geliştirdi. Galen, soğuk kremi icat etmiş ve bugün hayatta kalan kitabında yayınlamış olduğu görülmektedir. Krem ve ​​varyantlarının çoğunun ortak özelliği, emülgatör olmadan %30'a kadar suyu emebilen lipofilik kremler olmalarıdır. Ve bu basit formülasyonlar, günümüzde eczanelerde hala vazgeçilmez bir baz krem olarak kullanılmaktadır.

Bergamalı Galen, tıp doktoru, eczacı, bilim insanı ve filozof olarak Antik Roma'nın en önemli hekimlerindendi. Deneysel fizyolojinin kurucusu ve dünyanın ilk spor hekimi olarak kabul edilmiş ve Hekimlerin ımparatoru, şeyhû’s Seyadile gibi unvanlarla anılmıştır. M.S. 129’da dünyaya geldiği düşünülür. Doğum yeri bugün ülkemiz toprakları içinde bulunan Pergamon (günümüzdeki Bergama) kentidir. Babası mimar, matematikçi ve senato üyesi Aelius Nikon’dur. İlk eğitimini babasından aldı. Kendisine geometrik ve aritmetik derslerini veren babası Nikon, onu mantık ve tıp alanlarında da eğitim görmesi için yönlendirdi. Bir söylentiye göre babası rüyasında tıp tanrısı Asklepios’u görmüş ve ondan oğlunu tıp doktoru yapması buyruğunu almıştır.

2. yüzyılda Romalı bir hekim ve filozof olan Bergamalı Galen (Aelius Galenus, Claudius Galenus veya Galen'de Anglicized), Hipokrat'ın daha önceki tıbbi bilgilerinden yararlanarak Akdeniz'i dolaştı, tıp okuyup uyguladı ve tıbbi incelemelerini yazdı. Klasik tıp için en iyi referansları oluşturan Galenus, tıbbi incelemelerinde zamanının bazı hijyen ve bitkisel güzellik uygulamalarının bilgilerini günümüze aktarmış oldu. 2. yüzyıla ait Kold krem (soğuk krem) tarifi bugün hala kullanılmaktadır. Sözü edilen tarif, Galen'in Hijyen üzerine (De sanitate tuenda), Life and Times of Ambroise Pare'de (1510-1590) ve Culpeper’ın 16. yüzyıl Bitkisel kitabında bulunmaktadır. Kold krem Greko-Romalılar, Arap-Sicilyalılar, Orta çağ ıtalyanları ve Batı Avrupa'nın Rönesans halkları tarafından kullanılmıştır.

Galen’in tarifini yapmış olduğu formülde, gül suyu buharlaşırken cilt üzerinde soğutma etkisi yaratır. Bu nedenle "soğuk krem" olarak bilinir. Yağ, balmumu ve su arasındaki oran kremin yoğunluğunu belirler. Daha katı bir krem için daha fazla balmumu, daha yumuşak, daha akıcı bir krem için daha fazla yağ kullanılması tarif edilmektedir.

Kold krem; suda yağ ve mumun çok basit emülsiyonlarıdır. Kremi bir arada tutan emülgatörler, nötralize edildiğinde bir sabun bazı oluşturan yağ asitleridir ve bu sabun bileşimi makyajı çıkarmak, cildi temizlemek ve iltihabı yatıştırmak için kullanılır. Yağ ve balmumu, cilt üzerinde bir nem bariyeri oluşturan, cildi yumuşak hissettiren ve nem kaybına karşı koruyan cilt koruyuculardır. Basitçe söylemek gerekirse, soğuk krem ​​cildi temizlemek, nemlendirmek ve iyileştirmek için kullanılan yağ, balmumu ve su kombinasyonudur. Makyaj temizlemenin yanında günlük olarak soğuk krem ​​kullanmanın cildin dokusunu ve görünümünü iyileştirdiği ve cildin daha yumuşak ve pürüzsüz görünmesine yardımcı olduğu gösterilmiştir.

Kold krem fitoterapide bitkilerle özel karışımlar uygulanarak farklı amaçlar için de kullanılabilmektedir. Kold kremin içerisine karıştırabileceğimiz bazı bitkiler ve beklenen etkileri şunlardır.

Aloe (Aloe vera), hasarlı cildi onarmak amacı ile ticari cilt bakım ürünlerinde sık kullanılan bir bileşendir. Yapraklarından elde edilmiş jeli binlerce yıldır kullanılmaktadır. Dioscorides, jeli yaraları tedavi etmek için kullandı. Mısır Kraliçesi Kleopatra'nın bunu güzellik amacıyla kullandığı biliniyordu. Jel iltihabı, kaşıntıyı azaltır ve yara iyileşmesini destekler. Topikal aloe, sedef hastalığının kızarıklığını ve pul oluşumunu azaltır. Bir çalışmada, aloe vera kreminin topikal steroidden biraz daha etkili olduğu gösterildi. Benzer çalışmalarda seboreik dermatitte, donma ve yanıkları hafifletmede etkili olduğu bildirilmiştir.

Saksı kadife çiçeği olarak da bilinen Calendula (Calendula officinalis) anti-enflamatuardır. Cildin iyileşmesini desteklerken bazı bakterileri yok ettiği yönünde çalışmalar yapılmıştır. Calendula kremlerinin cilt enflamasyonunu hafiflettiği gösterilmiştir. Bu bitki, hassas insanlarda potansiyel olarak alerjik reaksiyonlara neden olabilir.

Karakafes (Symphytum officinale), cildi koruyan ve yeni cilt hücresi büyümesini destekleyen bir kimyasal olan allantoin içerir. Saflaştırılmış allantoin, bazı ticari losyonlarda bulunmaktadır. Hasarlı cilt dokularını tamir etmede yardımcı olduğu söylenir. Karakafes, büyük miktarlarda karaciğere zarar verebilecek kimyasallar olan pirolizidin alkaloidleri içerdiği için yalnızca harici kullanım için önerilir. Bu kimyasallar köklerde ve genç yapraklarda daha yüksek, olgun yapraklarda en düşüktür. Hem yapraklar hem de kökler merhem yapmak için kullanılabilir. Nemlendirilmiş yapraklar, lapa olarak doğrudan cilde uygulanabilir.

Alman papatyası (Matricaria recutita), anti-inflamatuar bir bitkidir ve iltihaplı cilt rahatsızlığı olan kişilere yardımcı olabilir. Papatya içeren bir kremin egzamalı kişilerde steroid kremden biraz daha üstün olduğu gösterilmiştir.

Lavanta (Lavandula angustifolia) bir antimikrobiyal iyileştirici ajan olarak popülerlik kazanmıştır. Bakteriler, virüsler, mantarlarla savaşır ve baş bitinde etkilidir. Ayrıca antihistaminik bir etkiye sahiptir. Ayrıca lavanta esansiyel yağı sivilcelerin üzerine sürülerek akne tedavi edilmektedir. Diğer fitokimyasallar, özellikle linalol, limonen, geraniol ve 1,8-sineol, antibakteriyel, antifungal ve antiinflamatuar özelliklerinden sorumludur.

Kold kremin soğutucu etkisi Pharmacopea Helvetica'da % 1 levomentol eklenerek artırılabilir. Soğutucu kremler emülgatör veya koruyucu içermedikleri için çok iyi tolere edilirler bu özellikleri nedeniyle değerlidir. Formül içeriğinde az sayıda yer alan bileşikler, hassas cilde sahip kişiler için bir avantaj sağlamaktadır. Kold kremin özel endikasyonları içerisinde akut ila subakut dermatit, kserozda kaşıntı veya atopik dermatit yer almaktadır. Lipofilik krem ​​sebore ve akut inflamatuvar deri hastalıkları için uygun değildir. Bazı varyasyonlarında içerisinde yer fıstığı yağı yer almadığı için alerjisi olan hastalar için uygundur. Hazır ürünlerde daha uzun raf ömrü elde etmek için sıklıkla çeşitli antioksidanlarla stabilize edilmektedir.

Bütil hidroksitolüen ve sitrik asit monohidrat, gliserol monostearat 40-55, propilen glikol ve palmitoil askorbik asit sinerjistlerinden oluşan Oxynex® 2004 kullanımı yaygındır. Ticari ürünlerin raf ömrünü uzatmak için kullanılan maddeler alerjik reaksiyon riski yaratabilir ve normalde olması gereken 5-6 pH'ın daha asidik değer olan 3- 3,5'e kayması sonucunda hassas hasta grupları için risk yaratacağından bu katkıları kullanmadan taze üretilmeleri önerilir.

Yurt dışında farklı şekilde hazırlanan Kold krem formüllerini görmekteyiz. Bir Osmanlı Eczacısı olan ‘’Avanzade Mehmet Süleyman’’ın 1917 tarihinde yazmış olduğu Gizli Tertipler isimli kitabında Kold krem tarifi aşağıdaki gibi yer almaktadır.

Kold krem (277 numaralı terkip)

şehrimizde perukârlarda (berber), lavantacılarda ve bunlara memasil (benzer) büyük mağazalarda ve küçük vazolar derununda (içerisinde) Kold-krem1 (kul krem) satılır ki hem tuvalet hem de cilt için kullanılıyor, bilmeyen yoktur. Derununa şahm-ı hınzır (domuz yağı) vesaire gibi mevad-ı mazarra (zararlı şeyler) karıştırıldığından en mükemmel bir kold-krem yapmak için evvela aşağıdaki eczayı tedarik etmeli.

Huil d’amande douce1 (tatlı badem yağı)      50 gram

Cire blanche3 (beyaz balmumu)                    10 gram

Blanc de baleine4 (balık nefsi)                       10 gram

Bunları kaynar su içinde veya mülayim (hafif) bir ateş üzerinde ve temiz bir porselen kapta iyice eritmeli. Bâde (sonra) şunları da ilave etmelidir:

Eau de rose5 (gül suyu)                              20 gram

Teint: de benjoin6 (asilbend tentürü)         5 gram

Anber zamkı7                                                2 gram

Temiz bir vazo derununda (içerisinde) muhafaza etmelidir. Aylarca, senelerce durur. Bozulmaz. Deriyi yumuşatır, cilde letafet (güzellik, hoşluk, yumuşaklık, incelik) verir. Yarıkları, çizikleri iyi eder.

Hager'ın 1938 el kitabında, tarihsel kold kremi tariflerine kapsamlı ve uluslararası bir genel bakış verilmektedir. Tablo 1, günümüz varyantlarına çok yaklaşan kremlerin bir özetini göstermektedir.

Bugünün kold krem formülleri ile karşılaştırıldığında göze çarpan bazı farklılıklar olduğu gözlemlenmektedir. Günümüzde yaygın olarak kullanılan setil palmitat yerine, kıvam için ispermeçet balinalarından elde edilen balina yağı kullanıldı ve mevcut DAB versiyonumuzda yer fıstığı yağının yerini daha kolay bulunan badem yağı aldı. Amerikan versiyonunda, bugün sadece oftalmik ilaçlarda izin verilen antiseptik boraks da eklendi. Geçmişin galenik mühendisleri de görünüm ve kokuya özel önem verdiler. "Daha beyaz" (daha açık renk) kremler için, sarı balmumu yerine beyaz balmumu tercih edilmiş, hoş bir koku için su içeriği genellikle gül suyu şeklinde eklenmiştir. Hatta literatür, bir yandan suyu daha sıkı bağlamak için ama aynı zamanda kremin daha beyaz görünmesini sağlamak için sabun ilavesini bile öngörmektedir.

Mevcut Kold krem varyantlarını karşılaştıracak olur isek, bazı formülasyonların suyu tamamen mekanik olarak dahil etme şeklindeki orijinal galenik fikrinden saptığı dikkat çekicidir. ısviçre'de kreme ​​ek olarak O / W emülgatör sodyum dodesil sülfat (SDS) eklenerek stabilize edilir. Bu iki soruna neden oluşturmaktadır. Bir yandan, krem, Pharmacopoea Helvetica 11-2012'de şu şekilde karakterize edilir: "Yatıştırıcı merhem, bir W / O emülsiyon merhemidir ve yüzde 20 su içerir". öte yandan, sodyum dodesil sülfat gibi bir O / W emülsiyonlaştırıcı eklenirse, W / O kremi teorik olarak destabilize olabilir.

ıki farklı sistem (W / O ve O / W) karıştırılmaz, ancak bir kold krem formülüne sodyum dodesil sülfat eklenir ise sonuçta bir W / O (yarı) emülsiyonu olacaktır.

Diğer ülkeler de emülgatör kullanımına yer vermekteler. (Tab. 2). Mevcut Amerikan versiyonu, W / O emülgatör gliserol monooleatı, Hollanda versiyonu ise W / O emülgatör gliserol monostearatı kullanır. Açıkçası bu kremler artık "soğutucu kremler" değil, sistemi kırarak bir soğutma etkisi oluşmayacaktır. Diğer varyantlar, Almanya ve Belçika'da yaygın olan setil palmitattan tamamen vazgeçmektedir. Alternatif olarak, hidrojene yer fıstığı yağı Avusturya ve ısviçre formüllerinde yer almaktadır.

Tablo 2: Kold krem formüllerinin güncel varyantları

Kold krem formüllerinde kullanılabilen aktif maddeler:

Allantoin, klobetasol, klotrimazol, deksametazon, deksametazon asetat, % 5'e kadar dekspantenol, ditranol, eritromisin, hidrokortizon, hidrokortizon asetat, nistatin, povidon iyot, salisilik asit, sülfür, triamsinolon, çinko oksit.

* Oxynex® stabilizasyonu olmadan Kold krem formüllerinde sorun yaratabilecek etken maddeler:

Alüminyum klorür, amonyum bitümlü sülfonat, lauromakrogol 400, üre, sodyum klorür, kömür katranı çözeltisi, tanen, tetrakain hidroklorür, tetrasiklin hidroklorür.

Cilt üzerinde nemlendirici etki gösteren aktif bileşenler üre ve sodyum klorür de Kold krem formüllerine özenle dahil edilmelidir. ön koşul, önceden suda çözülmemeleri, bunun yerine doğrudan Kold krem içerisine ilave edilmelidirler. Kristal özellikte maddeler toz edilip biraz sabırla doğrudan kremle karıştırılıp çözülür (gerekirse gece boyunca bekletin). Bu üretim yöntemi ile su içeriği artmaz ve hassas sistem stabil kalır.

Oxynex® 2004 ile stabilize edilen formülasyonların asidik pH değeri 3 ile 3,5 arasındadır ve bu, olasılık formülün kontrolünde dikkate alınmalıdır.

Genel bir kural olarak, Kold krem formülleri hazırlanırken Topitec® gibi otomatik karıştırma sistemleri kullanıldığında, dakikada maksimum 700 devir üzerine çıkılmamalıdır.

Kold kremi içeren formüllerde kaliteyi korumak için, pomad kutuları veya alüminyum tüpler birincil ambalaj olarak idealdir. Krem, mikrobiyal duyarlılığından dolayı buzdolabında saklanmalıdır, bu da içerdiği bitkisel yağların bozulmasını geciktirebilir.

Buzdolabında muhafaza etmek ürünü ışıktan, ısıdan ve su kaybından korur. DAB, antioksidanların kullanımına açıkça izin verdiğinden, kendi üretiminize % 0,2 tokoferol (d-α-tokoferol) eklemek mantıklıdır. ürünü korur ve pH değeri üzerinde hiçbir etkisi yoktur. DAB 2015'te, antioksidan eklenmemişse raf ömrü üç ay ile sınırlıdır. Kendi tecrübelerimize göre % 0,2 tokoferol eklenerek ve vakum altında üretim yapılarak altı aylık bir raf ömrü sağlanabilir.

Kold kremlerin neredeyse iki bin yıllık geçmişi ve günümüze kadar ulaşan uluslararası kullanımları, bu basit formüllerin değerini her geçen gün büyütmektedir.

Eczacılık ve dermatolojide vazgeçilmez bir temel baz olan Kold kremini insanlığın ve Tıp biliminin hizmetine sunan, ilaç tertiplerini kendisinin hazırlamasından dolayı eczacılığın babası olarak kabul edilen, bu topraklarda yaşamış Bergamalı Galen’i minnetle anıyorum. 01.11.2020

Kaynak:

  • 1-‘’Gizli Formüller’’ Avanzade Mehmet Süleynman (Ahmet Nezihi PEKCAN 2020)
  • 2-Dr. rer. nat. Dominic Andreas Kram

(https://www.deutsche-apotheker-zeitung.de/daz-az/2016/daz-6-2016/kuehlende-creme)

 

Uzm. Ecz. Ahmet Nezihi PEKCAN

Pekcan Eczanesi- Konya

pekcanecz@gmail.com