HAFTANIN FORMÜLÜ

KOLONYA = Eau De Cologne

Kolonya, Türk kültürünün olmazsa olmazlarından biridir. Bu ferahlatıcı hoş kokuyu, uzun yıllardır bayramlarda ya da normal zamanlarda evlerimize gelen misafirlerimize ikram ederiz.

Kolonya ilk kez 1690 yılında Almanya'nın Köln şehrinde yaşayan Jean Paul Feminis isimli bir seyyar satıcı tarafından yapılmıştır. Ama yine de daha önce kolonyayı kimin bulduğu ile ilgili kesinleşmiş bir veri yoktur. Feminis, kolonyayı yaptığı reçeteyi Giovanni Antonio Farina isimli birine bırakmış; o da bunu yeğeni Giovanni Maria Farina'ya vermiştir. Farina ise kolonya yapımı üzerine çalışmış ve hoş lavanta suyu adıyla ilk kolonyayı üretmiştir. Koku alma duyusu son derece gelişmiş olan Farina’nın yarattığı karışım o dönemin ihtişamlı saray hayatı ve davetleri arasında hızla yayılır. 18. Yüzyılda dönemin Köln şehri Avrupa’nın birçok kentinde olduğu gibi sokağa atılan çöpler ve tuvalet sistemindeki yetersizlikten dolayı dehşet kokulara boğulmakta ve bu dehşet kokular karşısında Johann Maria Farina fevkalade rahatsız olmaktadır. Çünki Farina diğer insanlardan farklı olarak çok hassas bir koku alma ve kokuları ayırt edebilme kapasitesine sahiptir. Tutkulu bir koku uzmanı olan Farina, bergamot, yeşil misket limonu, portakal ve bir tür greyfurt cinsinden distile ettiği kokuya hayran kalır ve tüm hayatı boyunca Köln’ü ve hatta dünyayı güzel kokutmak için aradığı formülü bulduğuna karar verir. Farina kolonyayı keşfetmiştir. İtalyan göçmeni olan Farina keşfini o dönemde şöyle tarif eder: İtalya’nın İlkbahar sabahlarının yağmur sonrası halleri gibi. Farina gerçekten de Ortaçağ’ın ağır, şaşalı ve yağ özlü kokularının aksine, ferah, serinletici ve yüzyıllara yayılacak kokusunu keşfetmiştir. Bu keşif dünyanın ilk gerçek parfümü kabul edilir. Şişenin üzerinde büyük bir gururla şunlar yazılır: “Farina Original Eau de Cologne” – Original Kölnisch Wasser. Almanca “Kölnisch Wasser” Köln Suyu demektir, peki Farina neden bulduğu kokuya aynı zamanda bugün de parfümlerin üzerinde yazılan “Eau de Cologne” kelimelerini yazmıştır? Ailenin bugünkü kuşağından Tina Farina bunun sebebini o dönem Fransızca’nın uluslararası geçerliliği olan bir dil olmasına bağlıyor. Ayrıca Köln ve Fransa arasındaki yakın sınır boyundan dolayı gelişen etkileşimin de bunda payı olduğunun altını çiziyor.

Kolonya yapımı 19. yy. başlarında Fransa'ya yayılmış ve burada da kolonya suyu adıyla üretilmiştir. Ardından tüm dünya bu kokuyu kolonya olarak tanımıştır.  

Kolonya ilk bulunduğu yıllarda bugünkü gibi kozmetik değil, tıbbi amaçlar için kullanılıyordu. O dönemdeki formülünde biberiye, portakal çiçeği, bergamot ile limon bulunan karışım, sindirim sistemi rahatsızlıklarında şekere damlatılarak alınıyor ya da şaraba karıştırılarak içiliyordu. Ayrıca ağız çalkalama, yara temizliği, kas ve eklem ağrıları için de solüsyon olarak kullanılıyordu. 

Kolonya, tedavi edici özelliğinin ardından 18. yy’de temizlik amacıyla kullanılmaya başlandı. Sınıf savaşının en keskin biçimde yaşandığı yıllarda yükselen burjuvazi sınıfının karşısında, ağır parfümler yenik düştü ve ferahlatıcı kokusuyla kolonya, saflığın simgesi haline geldi. 

Kolonya, Osmanlı topraklarına II. Abdülhamid döneminin ilk yıllarında girdi.

Ülkemizde ilk ithal edilen de II. Abdülhamid döneminde yine Farina’nın kolonyasıdır. O dönemde konuklara gülsuyu ikramı yaygınsa da kolonya sınırlarımıza girdiği anda ününü ortaya koyar. Tabii ki Osmanlı’da da ilham sahibi girişimciler vardır. 1882’de kurulan ilk ıtriyat fabrikasında Ahmet Faruki vatanın ilk “milli” kolonyasını üretir. Halk tarafından “odikolon” olarak adlandırılan Eau de Cologne zamanla “kolonya” adına kadar evrilir.Ve hızlı bir şekilde konuk ağırlama ritüelinin vazgeçilmez ikramı haline geldi.1882’de yerli üretime geçilmesinden sonra ülkede konuk ağırlama ritüelinin ilk adımı olan gül suyu ikramının yerini kolonya ikramı almıştır.

Köln’de 1799’da üretilmeye başlanan “4711” adlı kolonya markası, üretimi günümüzde de devam eden en eski kolonya markasıdır.

80 derece etil alkol olup hacimce alkol kuralına göre yüzde 40-45'sı etil alkol, kalan kısmı ise su ve esanstan oluşan kolonya, ağzı kapalı ve güneşten uzak kaldığı sürece ortalama beş yıl bozulmamaktadır.

Kolonya sürdükten sonra ferahlık hissedilmesinin sebebi, içindeki etil alkolün uçucu olması ve buharlaşırken vücut ısısını da beraberinde götürmesidir.

Kolonya hazırlamak için tabii eterik yağlardan veya sentetik esanslardan hareket edilir. Kolonya, eterik yağları alkolde çözündürme veya karışımın distilasyonu suretiyle hazırlanır.

Formül:

Rp.

Alkol (%60)                              1000 ml

Kompose kolonya esansı *     5 g

Mağnezyum karbonat    2,5 g

Gliserin                                              2,5 g

Boraks                                                1,25 g

Boro gliserin metodu ile kolonya hazırlanması;

Esans, mağnezyum karbonat ile ezilerek gliserin ve boraks ilavesiyle iyice karıştırılır. Elde edilen pat kuvvetlice alkol içerisinde çalkalanır. Bu karıştırmaya 1 hafta süre ile günde 2-3 defa tekrarlanarak devam edilir. 1 ay dinlendirilir ve kaolin üzerinden süzülür.

Kompose kolonya esansı*: 400C için limon esansı 600, bergamot esansı 600, portakal esansı 450, petitgrain esansı 450, lavanta esansı 250, kekik esansı 100, verveine esansı 50, linalol esansı 50, neroli esansı 60, romarin esansı 100, C10 aldehid 25, musc 100 g, benzoin inf. 2,5 litre, alkol %95 10 litre.

Kaynak:

Kozmetik Formüler (Prof. Dr. Kasım Cemal Güven)

İyi bir hafta dileğiyle

UZM. ECZ. AHMET NEZİHİ PEKCAN

Tel: 0 (332) 352 0657 
YAYIN TARİHİ : 11/05/2020

www.majistralformul.com

 

 

 


Son Güncelleme:11.5.2020


Bağlantıyı Kopyala WhatsApp' ta Paylaş Facebookta Paylaş Twitterda Paylaş